Web sayfama hoşgeldiniz

hosgeldiniz

Web sayfama hoşgeldiniz

Herkese merhaba,

Ben Elife hoca olarak yıllardır sizlerin sorunlarını ve problemlerini çözmek ile uğraşıyorum. Bu uğraşlarımı ilmi çalışmalar ile yapmaktayım. Bu ilmi çalışmaları manevi çerçevede Allah’ın rızasını kazanmak için yapmaktayım.

Elife Hoca sadece bayanlar ile çalışmaktadır.

iyi karsilama

KAYIP HAVARİLER ; YUHANNA VE MATHİAS

Bu videoda Hz.İsa‘nın İstanbul’a getirilen iki havarisinin daha önce anlatılmamış hikayesini izleyeceksiniz…

Tarihi 12 Havariler Kilisesi‘nin üstüne inşa edilen Fatih Camii‘nin altında yatan Havarilerin Sırrı

Fatih Camii Altındaki 13 Lahit

13 lahit mezarda kimler yatıyor?

Hz. İsa, ismi kutsal kitabımız kuranı kerimde de geçen büyük peygamberlerden birisi.
Hristiyanlık, dinimize göre her ne kadar tahrif edilmişse de şu anda dünyada en çok yayılmış ve mensubu en fazla olan inanç sistemi.
Hristiyanlığa göre, Hz. İsanın çarmıha gerilmesinden sonra, en yakınındaki müridleri, yani havarileri, onun öğretilerini yaymak için kudüsten ayrılıp dünyanın farklı bölgelerine zahmetli bir yolculuğa çıktılar.
Peki hz. İsayı öldürmeye niyet etmiş Romalılar onun yoldaşlarını rahat mı bıraktılar?
Elbette hayır…
Bilinen gerçek şu ki hepsi bu yolda dünyanın farklı yerlerinde öldürüldüler…
…..
Tarihçiler, Hindistan’dan İspanya’ya kadar, bazı havarilerin mezar yerleri için uzlaşırken, bir kısım havarilerin nerede gömüldüğü ile ilgili bilgiler kesin değil.
Sınırlı kaynaklarla, iki bin yıl önce, havarilerin takip ettikleri yollar üzerinden tahmin yürüten tarih bilimciler, bazı havarilerin kabirlerinin içinde olduğuna inanılan tapınak ve eski kiliselerle alakalı bilinenlerin net olmadığını ve farklı görüşlerinde mevcut olduğunu söylüyorlar.

Dönemin en büyük gücü Roma imparatorluğu…
Ve Roma İmparatorluğunun doğuda ki merkezi İstanbul…
Milattan sonra 1.yy ve sonrası dönemin en büyük gücü olan romalıların doğudaki merkezi olan istanbul’da iki havariler kilisesi olduğunu biliyor muydunuz?
Peki bu iki kiliseye neden havariler kilisesi deniyor?
Tarihler milattan sonra 27’yı gösterdiğinde İstanbul kadırgaya bir gemi yanaştı. Ve içinden indirilen iki adam; birinin ismi Yuhanna ve diğerinin Mathias
Evet yanlış duymadınız, Hz.İsa’nın 12 havarisinden ikisi buraya Doğu Roma’nın merkezi İstanbul’a getirildi.
Peki bu havarilere ne oldu?
Bu videoda, İstanbula getirilen bu iki havarinin ayak izlerini takip edecek…

~~

İstanbul Fatih Camii’nin altına gömülen havariler; Yuhanna ve Mathias…

Fatih Camii’nin altındaki 13 Lahit Mezarın Sırrı ?

İstanbul’daki Tarihi Havariyyun Kilisesi diğer ismiyle 12 Havariler Kilisesi

12 Havari

James, tadyus, Philip, Thomas, matthew, küçük James, Peter, John (Yuhanna), Paul, Simon, Bartalmay, Andrew ve Mathias

Onun öğretilerini yaşayan ve yaymak için dağılan bu havarilere ne olmuştu?

Paganist Roma İmparatorluğu’nun Doğu’daki merkezi İstanbul’un bilinmeyen sırrı…

ya-Vehhab

Yâ Vehhâb

O Allah Vehhâb’dır. İhsan onunla görülür. O karşılıksız verir; İzzetini bilen kullar onun kapsında bekleşir. Hesapsız lütfeden Allah, kullarının cömertliğiyle bilinir. Fakirlik kulundur, zenginlik onun. Vehhâb varlığa lütfetmekten yorulmayan Allah’ın ismidir.

Yâ Vehhâb! Ol dediğin varlıklar yalnız senin isminle olur. Ol deyip var kıldıkların senin isminle doğrulur. Adınla yarattığın varlığa hatırlat verdiğin ismi, yalnız senin adın eyle ol deyişimizi.

Allah’ım! Vehhâb adınla lütuf kapına varılır, nimet verdiğin zaman gururlanandan, nurun senin izninle saklanır. Herkese çalıştığının karşılığını veren Rabbim. Seçtiğin kullarını, yalnız senin bildiğin hayırlara yaklaştırırsın. Bizi bilmediğimiz belalardan uzaklaştır Allah’ım.

Yâ Vehhâb! Sen karşılıksız verirsin başkasına minnet edilmez. İkramın ebedidir, cömertliğine bizim duamız yetişmez. Kuluna hiç düşünmediği nimetler verirsin, bizim görüp bildiğimiz, senin ilmine erişmez. Günahımızı bağışla, bize hikmetinden öğret. Bizi tükenmez hayırlar verdiğin kullarınla birlikte haşret.

Yâ Vehhâb! Resulün senden neyi istediyse biz senden onu istiyoruz, Resulün nelerden sığındıysa sana, biz de onlardan sana sığınıyoruz. Bizi Himayenden uzak tutma, korku ve cehalet içinde bırakma. Yâ Vehhâb! Duamızı isminin hürmetine, müminlerin duasından ayırma.

“Karşılıksız hibeler veren, çok fazla ihsan eden” anlamına gelen El Vehhab Esmaül Hüsnası’nın faziletleri nedir?  El Vehhab Esmaül Hüsnası hangi durumlarda okunur? Ebced değeri nedir? İşte sizlere El Vehhab ismi şerifin anlamı, fazileti ve sırları…   

Vehhâb isminin anlamları, Kuran-ı Kerim’de ki Arapça ve Türkçe manası, Vehhâb isminin Kuran’da geçen ayetleri, Vehhâb isminin faziletleri, Esma-ül Hüsna yani Allah’ın güzel 99 isimlerinden Vehhâb isminin sırları ve zikirlerini yazımızda bulabilirsiniz.

Vehhâb İsminin Özellikleri

Kökeni: Arapça

Arapça Yazılışı: الوهّاب

Vehhâb İsminin Anlamları

Karşılıksız bolca veren.

Vehhâb, Allah’ın çok hîbe eden, çok fazla bağışlayan olduğu anlamına gelir. Hak sâhibi olmadıkları halde yarattıklarına çok çok verendir.

Çok fazla ihsan eden, çeşit çeşit nimetleri daima bağışlayan demektir.

Bol bol hediyeler veren.

Karşılıksız nimetler veren, çok fazla ihsan eden.

Vehhâb İsminin Faziletleri, Sırları ve Zikri

Günde 196 kez.

Sıkıntısız borçsuz bir hayat için okunur.

Ya Vehhab ismini sürekli zikreden kişinin rızkı artar, maddi sıkıntılarından kurtulup, refaha erer. Mahlukata karşı güçlü ve heybetli görünür. Dua edilirken 7 defa zikr olunursa duanın kabulune vesile olur. Zeka ve anlama güçlüğü olanlara yazılarak içilirse faydası olur.

Esma-ül Husna’dan el-Vehhâb İsminin Geçtiği Kuran-ı Kerim Ayetleri

(3:8) Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidâyetten sonra kalblerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sâhibisin.

(38:9) Yoksa sana o Kur’ân’ı veren çok güçlü ve ihsan sâhibi Rabbinin hazineleri onların yanında mı?

(38:35) Süleyman: “Ey Rabbim! Beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki, ardımdan hiç kimseye yaraşmasın. Şüphesiz, bütün dilekleri veren sensin.” dedi.

Allah’ın Vehhâb İsmini İnsanlar Kullanabilir Mi?

Vehhâb ismi Allah’a ait isimlerden birisidir ve içerdiği anlamlar bakımından sadece Allah’a özgüdür. İnsanlar tarafından Vehhâb isminin kullanılması çok yanlıştır. İnsanlar tarafından ismin başına Abd eki getirilerek kullanılabilir. Yani AbdulVehhâb şeklinde kullanılabilir. Yani Vehhâb olan Allah’ın kullu anlamına gelmektedir.

Vehhâb esmasının ebced değeri ve zikir saati

Zikir Adedi : 14

Zikir Günü : Cuma

Zikir Saati : Zühre

Sabah gündoğdu vakitte

İkindinin son vaktinde

Akşam namazından bir saat sonraki vaktinde

Gece yarısından sonraki ilk vakitlerde

Bu esma-ı şerif  zikir vakitlerinde ve her vakitte ‘El-Vehhâb’- ‘Ya Vehhâb’ diyerek zikredilir.

Mevlâ Teâlâ’nın “el-Vehhâb” ism-i şerifinin, duaların kabulüyle de direkt ilgisi vardır. Bu alâkaya binaen, bir kimse duasının arasında yedi defa “Yâ Vehhâb” ism-i şerifini zikrederse, yaptığı dua kabul olur.

Bir kimse Duha (Kuşluk) namazını müteakip secdeye giderek bu vaziyetteyken 14 kez “Yâ Vehhâb” ism-i şerifini zikretmeyi kendine daimî ders hâline getirirse, manevî merhaleleri süratli bir şekilde aşar.

Bu ism-i şerifi her gün 14 kez olmak üzere okumaya devam eden kimse, helâl yoldan büyük kazançlar elde ederek zengin olur ve hayırlı dileklerine erişir.

“Yâ Vehhâb” ism-i şerifine her gün devam eden kimse, tecellilerine nail olarak lütufkâr, bolca ihsan eden ve ilim, hikmet sahibi bir kimse olma özelliklerine kavuşur.

ya-Rezzak

Yâ Rezzak!

O Allah Rezzâk’tır. Açlık onun emriyle tadılır, tokluk onunla bilinir. O yarattıklarını rızıklarına yöneltir. Her şey onun ilhamıyla doyacağı yeri bilir. Rezzâk, Kullarına helali bildiren Allah’ın ismidir.

Yâ Rezzâk, ol dediğin varlıklar yalnız senin isminle olur. Ol deyip var kıldıkların senin isminle doğrulur. Adınla yarattığın varlığa hatırlat verdiğin ismi, yalnız senin adın eyle ol deyişimizi.

Allah’ım! Kulların Rezzâk adınla rızkını bulur. Nice kulların vardır, rızkını ne biriktirir ne de taşıyabilir. Onların karınlarını rızık verenlerin en hayırlısı doyurur. İsmi Rezzak olan Rabbim! Rahmeti gökten toprağa indirir, boynumuzu çeşmelerden su içmeye eğdirirsin. Bize yalnız senden istemeyi sevdir, başkasına el açtırma ya Rabbi!

Yâ Rezzâk! Nasibimizi sen yazdın, başkası ihtiyacımızı gidermez. Rızkı senden umarız, şükür senden başkasına edilmez. Yeryüzüne rızkı ölçüyle indiren, ahireti dünyadan hayırlı eyleyen sensin. Bize dünyada güzellik ver, ahirette güzellik ver. Senin rızandan güzel bir nasip bilinmez.

Yâ Rezzâk! Cimriliğimizi cömertliğinle, tamahkarlığımızı resulünün kanaatiyle, savurganlığımızı adaletinle, nankörlüğümüzü, Rezzak isminle terbiye eyle. Verdiklerinle şaşırmaktan, imtihan kıldığın şeylerle şımarmaktan sana sığınırız. Verdiğini hayırla ver, geri aldığını hayırla al. Yâ Rezzâk! Duamızı isminin hürmetine kabul eyle.

“Bütün mahlukatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan” anlamına gelen El Rezzak Esmaül Hüsnası’nın faziletleri nedir?  El Rezzak Esmaül Hüsnası hangi durumlarda okunur? Ebced değeri nedir? İşte sizlere El Rezzak ismi şerifin anlamı, fazileti ve sırları…    

Rezzâk Esması

Rezzâk : رزاق

Er- Rezzâk : الرزاق

Ya Rezzâk : يا رزاق

Arapça kökenli bir terimdir.

Rezzak İsminin Anlamı

Rezzâk – الرزّاق (Rızık veren ): Allah’u Teâla Azze ve Celle bütün yarattığı canlının azıklarını yaratıp onlara ikram ve ihsan eder.

Er-Rezzâk : Yarattığı tüm varlıklara faydalanacağı rızıkları ikram eden O’dur.

Er-Rezzâk : Bütün canlıların rızıklarını yaratan, kullarına bahşeyleyen ve rızıklarına kefil olan yüce yaratıcı O’dur.

Er-Rezzâk : Maddî-manevî her çeşit rızkı ve rızık verdiklerini yaratan da O’dur.

Er-Rezzâk : Yaratmış olduğu her varlığın rızkını veren Rezzâk’tır.

Rezzak esmasının ebced değeri ve zikir Saati

Zikir Adedi : 308

Zikir Günü : Cuma

Zikir Saati : Zühre

Sabah gündoğdu vakitte

İkindi güneş tepe noktası vaktinde

Akşam namazı sonrası vaktinde

Gece teheccüd namazı vaktinde

Bu Esma-ı Şerif  ‘El-Rezzâk’ ‘Ya-Rezzâk’ diye bu zikir saatlerinde çekilirse tecellisine daha çabuk vakıf okunur.

Havas alimlerinin bilgileri doğrultusunda Allah’ın Er-Rezzak isminin Hz.Mikail A.S’ ın tesbihlerinden birisi olduğu söyleniyor.

llah Teâlâ, yaratmış olduğu bütün canlıların rızkına kefildir. Bu hakikat Kur’ân-ı Kerîmde: “Yeryüzünde rızkı Allah’a ait olmayan hiçbir canlı yoktur. O, onların karar kıldıkları yerleri de, emaneten durdukları yerleri de bilir. Onların hepsi apaçık bir kitaptadır.” (Hûd Sûresi, 6) âyet-i kerimesiyle beyan edilmiştir.

Rızık vermek yalnızca Allah Teâlâ’ya mahsustur. Rızkımızı muhtelif yollardan kazanmamız, O’nun bu işi sebepler üzerinden takdir etmesiyledir. Her şeyden önce bunu çok iyi anlamamız ve rızkımızın bize kolay bir şekilde ulaşması için namazlarımızı özenli bir şekilde kılıp tevbe ve istiğfara devam etmemiz lâzımdır.

Buna göre; insan nasıl ki dünya hayatında ev alırken en konforlusunu, araba alırken en iyisini, elbise alırken en kalitelisini, yiyecek alırken en lezzetlisini tercih ediyorsa, aynı hassasiyeti manevî rızıklarını da temiz yollardan aramalıdır. Zaten samimî bir şekilde arayan, boş çevrilmez.

ya-Fettah

Yâ Fettâh

O Allah Fettâh’tır. Fetih kulun nasibine onun emriyle yazılır. Varlığın kapısını açar; can, evine onun lutfuyla varır. hayırlardan perdeleri o kaldırır, hikmetlere onun izniyle varılır. İnsana yürüyeceği yolları o kolaylaştırır. Darlıklardan ferahlığa, onun ismiyle varılır. Fettâh, hayırları fetheyleyen şerlerden muhafaza eden Allah’ın adıdır.

Yâ Fettâh! Ol dediğin varlıklar yalnız senin isminle olur. Ol deyip var kıldıkların senin isminle doğrulur. Adınla yarattığın varlığa hatırlat verdiğin ismi, yalnız senin adın eyle ol deyişimizi.

Allah’ım! Fettâh adınla açılır hayırlar, şerri arayan kullar ona yalnız senin izninle koşar. Nimetlerin kapısını, İsmi Fettah olan açar, düştükleri azabın kapısında bekleşir, lütfunu görmeyen kullar. Yâ Fettâh! şerlerden uzak kıl, Hayır kapılarında tut bizleri.

Yâ Fettâh! Sensin tohumu ve çekirdeği çatlatan. Senden başkası yokken, ol buyurduğun kulları varlık rengine boyayan. Ezelde sen vardın başkası yoktu. Sen varsın biz varlığınız, sensin âlemlerin varı. Fetihle müjdelediğin kullardan eyle bizi. Rahmetinden mahrum bırakma can evimizi.

Yâ Fettâh! Yakın olan fethine bizleri uzak kılma. Lütfettiğin hayırdan sonra, şerlere yaklaştırma. Elimizi helaline, kulağımızı hükmüne, gözümüzü cemaline, dilimizi sözlerine aç. Göğsümüzü imanla, kalbimizi muhabbetinle genişlet. Yâ Fettâh! Duamızı isminin hürmetine kabul eyle.

El-Fettah

Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran, zorluk ve müşkülleri çözen, maddi-manevi bütün kapıları açan. Hüküm veren, kapıları açıp yardım eden, zafer ve fetih lütfeden ve varlıklara suretler giydiren, Kulların arasında hakim olan. Her şeyi hikmetle açan.

El-Fettâh : الفتّاح

Yâ Fettâh : يَا فَتَّاحُ

Tabiatta bulunan bitki ve ağaçların çiçek açması, çekirdeklerin ve tohumların sümbül vermesi, rahmet ve mağfiret kapılarının açılıyor olması El-Fettah isminin getirdiği tecellidendir. Ya Fettah ismine iman edenlerin ise Allah bütün kapılarını açar.

El-Fettah esmasının ebced değeri, zikir sayısı:

Ebced değeri ve zikir sayısı ; 489

Zikir günü ; Çarşamba

Zikir saati ; Utarit (Güneş doğarken ve ikindi namazı sonrası.)

Çarşamba Utarit (Güneş doğarken ve ikindi namazı sonrası. ve gece yarısı)

İsm-i şerifin ayrıca, zorlukları kolaylaştırmaya yönelik bir anlamı da söz konusudur.

Bu mana doğrultusunda, ism-i şerifin tecellilerine mazhar olabilmek için ailemize, dostlarımıza, iş arkadaşlarımıza ve hukukumuz olan insanların tamamına işlerini kolaylaştırıcı, yardım edici ve incitmekten uzak durucu bir kimse olmalıyız.

“Yâ Fettâh” ism-i şerifinden bahsedildiğinde Fetih Sûre-i Celîlesinden bahsetmemek olmaz. “Doğrusu biz sana apaçık bir fetih ihsân ettik.” (Fetih Sûresi, 1) şeklinde başlayan sûrede “Fetih” kelimesinin bütün manalarını ve sırlarını görebilmek mümkündür. Ayrıca, “Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde.” (Nasr Sûresi, 1) meâlindeki âyetle başlayan Sûre-i Celîle de bu ism-i şerifin manasını kavrama konusunda hatırlanmalıdır.

gözyaşı hakkında bilgiler

GÖZYAŞI

Bir sinir damarından beynin akıntısıyla meydana gelmiş olan gözün içerisinde ayrı bir alem vardır.

 

O alemin içerisinde hem ateş vardır hem acı vardır hem de tatlı vardır.

 

O ateş, gözün içerisinde özel bir ısı merkezidir. Bu ısı merkezi insanın görme duyusu için oldukça önemlidir.

 

Renklerin görülmesi için ışık, ışığın da oluşabilmesi için bir miktar ve çoğu zaman ısı gerekir. Isı olmadan da ışık oluşabilir ancak bu durum fizik üstü durumlarda yaşanabilir.

 

Günümüz şartlarında fizikte ışığın oluşumu ısıya bağlıdır.

 

Rengin görülebilir hale gelebilmesi de bu ısıyla mümkün olur. Karşı taraftan gelmiş olan ısının gözde algılanabilir olması için gözde de ısıyı kavrayacak ve ısı oluşturmaya yatkın bir yapının olması gerekir. Bu yapı gözün çekirdek merkezindedir diyebiliriz.

 

Gözü dünyaya da benzetebiliriz. Gözde de dünyanın merkezindeki çekirdeğin ısısı kadar olmasa da bu ısıyı kavrayabilecek bir yapı vardır. Bu ısının üzerinden geçen sıvı hücreleri vardır. Bunun sebebi; görünen her şeyin hafızası vücutta sıvı üzerinde tutulur. Tahmin edildiği üzere nöronların kendi içerisinde saklanan hafızaya dair ne varsa her şey suda saklıdır.

 

Hücrenin içerisindeki sıvı, vücudun hayat kaynağı olan sıvı, vücudu ayakta tutan sıvı, vücudun 4’te 3’ü olan sıvı vücudun hafıza merkezidir.

 

Bir insanın hafızasının gelişmesi su içmesiyle ve su tutabilmesiyle genişleyen bir unsurdur. Bu daha önce beyan edilmiş bir mesele değildir. “Hafıza nerede ve nasıl tutuluyor?” diyenlere de bu hususu böylelikle ifade etmiş oluruz. Gelecek yüzyıllarda bu sistem kullanılacaktır.

 

Hafıza tekniklerinden biri virüslerdir. Bir diğeri ise hücre sıvısına sahip olan küçük bakterilerdir.

 

Bakterilerin içerisindeki sıvı hard diskleri oluşturacak ve bu hard diskler de hafızada tutacaklardır.

 

İnsan hayatında ne yaşarsa yaşasın bütün yaşanılanları, her şeyi hücrelerdeki sıvı içerisinde tutarak hafızasında kalıcı hale getirir.

 

Gözyaşı, bu hücre sıvısının göz merkezindeki ısınma neticesinde akmasıyla meydana gelir. İnsanın yapmış olduğu günahlar, insan hücresi içerisindeki hücre yapı taşlarını bozucu bir etkiye sahiptir.

 

İnsan ağlamaya başlar ise beyinde hafızaya ait olan hücredeki sıvılardan bir miktarı alınarak göz hücreleri tarafından protein mekanizmasıyla seçilerek göze getirilir.

 

Bu merkezde ısıtılır ve gözden akıtılır.

 

Bu çekim esnasında, gözün merkezindeki sinir ile beyindeki nöronlardan bu hücreler çekilirken meydana gelen hal, duyguyla karşılaştırılabilir. Bir insan kininden, nefretinden, veya tamamen duygusal olmayan başka bir şeyden dolayı ağlasa bu yine temizlik içindir.

 

Nihayetinde gözyaşı beyni temizler. Ruhu da temizler.

 

İnsan ne kadar fazla gözyaşı dökerse hücreleri o kadar fazla yenilenir, bedeni o kadar fazla himaye altına alınmış olur, aklı o kadar çok gelişir, aklı o kadar çok korunur.

 

Çok gözyaşı döken insanların ömürlerinin sonuna doğru akıl veya akılla ilgili olacak hastalıklar yaşamadığı görülür. Gözyaşı hem aktığı yeri hem de çıktığı yeri temizler.

 

İnsanın gözyaşı ile çıkan sıvı ne kadar tatlıysa bu o kadar ruhani bir gözyaşıdır. İnsanın nefsinin mutmain olduğuna dair bir işarettir.

 

Gözyaşı ne kadar ekşiyse bunun nazardan olduğu anlaşılır. Nazardan olan durumlarda beyne aktarılan otomatik enerjiler vardır. Nazar böyle bir enerjidir.

 

İnsanın gözyaşı sıvısının acı olması durumu ise henüz nefsani kötülüklerden geçilmediğine işarettir. Tövbe istiğfar edilmesi gerektiğine işarettir.

 

İnsanın ruhunu ferahlatan iki şey vardır.

 

Bunlardan bir tanesi dua, bir tanesi de gözyaşıdır. Duanın en güzel hali el açılmış ve gözyaşı dökülmüş olanıdır. Bu durumda beden ve ruh aynı anda çalışır.
Gözyaşı böyle bir temizleyici özelliğe sahiptir.
Kaynak: Fütuhatı Seyyid Muhammed Ruhi – Esmaül Hüsna 1
iyi karsilama

KAYIP HAVARİLER ; YUHANNA VE MATHİAS

Bu videoda Hz.İsa‘nın İstanbul’a getirilen iki havarisinin daha önce anlatılmamış hikayesini izleyeceksiniz… …

ya-Vehhab

Yâ Vehhâb

O Allah Vehhâb’dır. İhsan onunla görülür. O karşılıksız verir; İzzetini bilen kullar onun kapsında bekleşir. …

ya-Rezzak

Yâ Rezzak!

O Allah Rezzâk’tır. Açlık onun emriyle tadılır, tokluk onunla bilinir. O yarattıklarını rızıklarına yöneltir. …