Web sayfama hoşgeldiniz

hosgeldiniz

Web sayfama hoşgeldiniz

Herkese merhaba,

Ben Elife hoca olarak yıllardır sizlerin sorunlarını ve problemlerini çözmek ile uğraşıyorum. Bu uğraşlarımı ilmi çalışmalar ile yapmaktayım. Bu ilmi çalışmaları manevi çerçevede Allah’ın rızasını kazanmak için yapmaktayım.

Elife Hoca sadece bayanlar ile çalışmaktadır.

koç burcu, koç burcu aşk, koç burcu günlük, koç burcu hangi ay, koç burcu insanı, koç burcu kadını, koç burcu özellikleri, koç burcu özellikleri kadın, koç burcu tarihleri, koç burcu yorumu, koç burcu, koç burcu aşk, koç burcu erkeği, koç burcu günlük, koç burcu hangi ay, koç burcu insanı, koç burcu özellikleri, koç burcu özellikleri erkek, koç burcu tarihleri, koç burcu yorumu

KOÇ BURCU KADIN ÖZELLİKLERİ

TÜM KOÇ BURCU KADINLARININ ORTAK ÖZELLİKLERİ

HAYAT VE GEÇİM: Geçim sıkıntısı çekmeyip çok iyi geçinirler. İyide çalışıp çok kazanabilirler. Hep iyilik yapmasını severler. Ama ne yazık ki karşılığında da hep kötülükler görürler. Bilhassa yaşlılıklarında geçim açısı çok çok iyi durumda olurlar.

MAL VE KAZANÇ: Koç Burcunun hanım­ları erkekler sayesinde hiç bir zaman sıkıntıya düşmezler. Fakat bazen de aksi olup tüm mal ve servetlerini hiç olmadık bir erkeğede yedi­rebilirler. 25 ile 30 yaşlarında sıkıntıya düşseler de ilerleyen yaşlarında refah içinde yaşar­lar.

KARDEŞLER: Koç burcunun hanımları eğer varsa kız kardeşleriyle hiç geçinemezler. Böyle bir durumda mecburen ayrı yaşamala­rında fayda vardır. Fakat eğer erkek kardeşle­ri varsa onlarla çok iyi anlaşıp hep sıkı fıkı olurlar. Durumun özeti erkek kardeşlerden fayda kız kardeşlerden zarar gelir. Yinede söylemekte fayda var yalnız yaşamaları ken­dileri için çok hayırlı olur.

ANNE VE BABALARI: Anneleri kızlarını babalarından daha çok severler. Doğdukları an yıldızları merih, zühreye bakar durumda ise babası müşteri yıldızına bakar durumda ise annesi daha önce vefat ederler. Onlardan kalan mirastanda hayır görürler.

ÇOCUKLARINIZ: Çocuklarının çoğu erkek olabilir. Eğer ilk çocuğu kız olursa evlatların­dan hiç bir hayır görmezler. Evlatlarından biri­side annesinden önce vefat eder.

SAĞLIK: Yaşlılıklarındaki hastalıklar başla­rına iş açabilir. Mide, böbrek ve kalp rahatsız­lıkları kendilerini rahatsız edebilir. Karın ağrısı dertleride vardır. Bahar ve yaz aylarında limo­nata ve ayranı bol bol içmelidirler. Baharda ayrıca kan aldırmaları kendilerine iyi gelebilir. Bir özellikleride karanlık evhamı kalplerine girmemesi için yattıkları yerde hafif bir ışık bu­lundurmaları gerekebilir.

EVLİLİK: Koç burcunun hanımlarına ne hikmetse genç yaşta bir çok evlilik teklifi gelir. Fakat nikah olayı hemen gerçekleşmez. 3 ile 5 kez söz, nişan ve nikah ile ilgili girişimlerde bulunurlar. Umumiyetle ya ilk eşinden ayrılır­lar ya da onu kaybedebilirler. Yıldızlarına gö­re eş namzetleri beyaz ve sarı renkli damat­lardır. Bazı hanım arkadaşları bu burcun ha­nımlarını bayağı kıskanırlar aman dikkatli olun.

ÖLÜM: Kalp ve karın ağrıları yaşlandıkla­rında kendilerine zor günler geçirtebilir. 2,7,20,25 ve 44 yaşlarındaki ölüm tehlikeleri­ni atlatırlarsa Allah’ın kısmetiyle 80 yaşına ka­dar yaşayabilirler.

SEYAHATLERİ: Koç burcu hanımlarının seyahatlerinin kara yolu ve perşembe günü yapılması onlar için hayırlıdır. Deniz yolculuk­larına çıkmaları tehlikeli bir yolculuk yaratabi­lir. Ekseriyetle batı ve güneye yapılan seya­hatler karlı ve hayırlı olabilir. Koç burcundan bir çok hanım da ilerki yaşlarda hac yolculu­ğuna çıkabilirler.

YÜCELİKLERİ: Mevki sahiplerinden epey yardım görürler. Nüfuslu dostları çoktur. Her­kes tarafından sevilip sayılırlar. Yaşlandıkla­rında dostlukları ve mal varlıkları artar. Çalış­kan oldukları için her işin altından kalkarlar. Refah ve bollukla vefat ederler.

EMELLER: İstekleri ve arzuları hiç bitmez. Her gördüğü yeni şeye sahip olmak isterler. Hırs ve azimleri kuvvetli olduğu için aşağı yu­karı isteklerinin çoğunu elde ederler.

DÜŞMANLAR: Koç burcu hanımlarının önemli özelliklerinden biriside etrafında ha­setten çatlayanları ve düşmanları bayağı bol­dur. İyi gün dostları da çoktur. Suratlarına gü­lüp arkadan dedikodusunu yapanlar bir kaşık suda bulsalar onları boğarlar. Bu burcun ka­dınları yaptığı iyiliklerin karşılığında çoğu kez hep kötülük görürler. Fakat yinede tanrının yardımlarıyla hepsinden kurtulurlar. Kendi baş­larına iş yapmaları ve kimseden yardım iste­memeleri menfaatleri olup kesinlikle ortaklığa girmemelidirler.

Koç burcu kadınlarının dost, ortak ve eş olarak anlaşabilecekleri burçlar ve tabiat şun­lardır. Koç, ikizler, aslan, terazi ve yay burcu gibi tabiatı ateş olanlardır.

Koç burcu hanımlarının sakınacakları burç­lar ve tabiat da akrep balık ve yengeç burçla­rı gibi tabiatı su olanlardır.

  • Talihli Günleri: Salı ayrıca Cumartesi gece­si,
  • Talihsiz Günleri: Çarşamba ve Cuma, ayrıca Pazartesi gecesidir.

En iyi aylanda Mart ayı olup bu ayda yapı­lan evlilikler hep hayırlı geçer. İş aramaya ve­ya bir iş için mutlaka Salı günü davranılmalıdır.

Şişmanlama tehlikesi de olduğu için sık sık perhiz yapmaları gerekebilir. Bu boğaz düş­künlüğü yaşlandıkça sık sık artabilir. Sevdik­leri yiyeceklerde et, balık, hamur işleri ve tat­lıdır.

Meslek olarak da idareci, cerrah, ressam, müzisyen, artist, terzi, kuaför, dişçi, memur ve iş sahibi olabilirler. Bundan başka meslekler- dede başarılı olabilirler. Zira her iş ellerinden gelebilir.

koç burcu, koç burcu özellikleri, koç burcu kadını, koç burcu günlük, koç burcu hangi ay, koç burcu tarihleri, koç burcu yorumu, koç burcu özellikleri kadın, koç burcu aşk, koç burcu insanı

koç burcu, koç burcu aşk, koç burcu günlük, koç burcu hangi ay, koç burcu insanı, koç burcu kadını, koç burcu özellikleri, koç burcu özellikleri kadın, koç burcu tarihleri, koç burcu yorumu, koç burcu, koç burcu aşk, koç burcu erkeği, koç burcu günlük, koç burcu hangi ay, koç burcu insanı, koç burcu özellikleri, koç burcu özellikleri erkek, koç burcu tarihleri, koç burcu yorumu

KOÇ BURCU ERKEK ÖZELLİKLERİ

TÜM KOÇ BURCU ERKEKLERİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ

HAYAT VE GEÇİM: İyi ve doğrulukla geçen bir yaşamları olur. Sıkıntı çekmeden gelecek­leri selamet içinde olur. Küçük yaşlarda rahat­tır. Yaşlarının ortasına doğru biraz sıkışsalarda 40 yaşından sonra işleri tıkırında gidip feraha kavuşurlar.

MAL VE KAZANÇ: Avanta para nedir bil­mezler. Hep çalışarak nafakalarına yetecek parayı bulurlar. Bazen paraları artar bazende bayağı parasız kalabilirler. Umumiyetlede yanlış insanlara paralarını yedirirler.

KARDEŞLER: Kardeşleriyle daima iyi ge­çinirler. Kardeşlerine devamlı yardım yapar. Kardeşleride aynı şekilde sevgi saygıyla on­larla hiç bozuşmadan ömür boyu geçinip gi­derler.

ANNE VE BABALARI: Anne ve babalarına karşı sevgi ve saygılarını hiç esirgemezler. Bu olay anne baba ve çocuklar arasında daimi sürer. Öz olarak karşılıklı olarak birbirlerine kardeş gibi dost olurlar. Umumiyetle babalar anneden önce vefat ederler.

ÇOCUKLARINIZ: Birden çok evladınız ola­bilir. Hepsi size karşı sevgi ve saygı doludur­lar. Yalnız içlerinden vefat edenler çıkıp sizle­ri büyük üzüntülere gark edebilirler. Ama sağ kalan evlatlar bütün dertleri unutturup hayırlı evlatlar olarak babalarına karşı bütün vazife­lerini yaparlar. Siz de onları çok seversiniz.

SAĞLIK: Kalp, baş ağrısı, nezle, romatiz­ma rahatsızlıkları olabilir. Yaşlandıkça da felç olma sorunlarıyla karşılaşabiliniz Aylardan da aralık ve haziran aylarında sağlık açısından çok dikkatli olmaları gerekebilir.

EVLİLİK: Bazı durumlarda başlarından 3 nikah geçebilir. Çok çapkın oldukları için ka­dınlarla araları ve münasebetleri epey iyidir. Kendi hanımlarına eziyet edip dışardada fın­dık kırmasına bayılırlar. Anlayacağınız bu bur­cun erkeğine eli maşalı bir hanım gerekmek­tedir.

ÖLÜM: Koç burcunun erkeklerinin korkma­sı gereken 4 tehlike mevcuttur.

  1. Ölüm derecesinde hastalanma
  2. İftiraya düşürülmek
  3. Yüksekten düşmek veya trafik kazası
  4. Yangın veya sel tehlikesi

Ölüm tehlikesi geçirecekler yaşlar şunlar­dır. 1-6-9-30 yaşları arasındaki tehlikeleri atla­tırlarsa Allah’ın izniyle 96 yaşına kadar yaşayabilirler.

SEYAHATLERİ: Uzun yolculuklar yaşarlar. Deniz yolculuğundan daha çok kara yolculuğu yapmaları tavsiye edilir. Dini kuvvetli olan ve mali durumu iyi olan koç burcu erkeklerinin Hac seferine çıkma ihtimalleri de vardır.

* YÜCELİKLERİ: Herkes onları sever. Yük­sek mevkilerde arkadaşlıkları olur. Onlardan çok iyilik görürler. Ömürleri boyunca iş hayat­larında hep başarılı olurlar.

EMELLER: Kuvveti ve inancı sayesinde bütün isteklerine kavuşurlar. Zaten her önüne gelen bir şeyi istemek gibi bir düşünceleri de yoktur.

DÜŞMANLARI: Tanımadıklarından hiç bir zarar görmezler. Bütün hasetçileri ve düş­manları hep akraba ve arkadaşlarından çıkar. Ama Koç Burcunun erkekleri Tanrının yardı­mıyla bütün bu belalardan ferahlıkla kurtulabi­lirler.

Koç Burcu erkeklerinin dost, ortak ve eş olarak anlaşabilecekleri burçlar ve tabiat şun­lardır: İkizler-Aslan-Terazi-Yay ve Kova gibi Hava tabiatlı olanlar.

Koç Burcu erkeklerinin sakınacakları burç­lar ve tabiat ise Yengeç-Akrep ve Balık gibi su tabiatlı olanlardır.

  • Hayırlı Ayları: Mart
  • Hayırlı Günleri: Salı ve Cumartesi
  • Hayırlı gecesi: Cuma
  • Hayırlı Sayıları: 5 tir.
  • Hayırsız Günleri: Aralık ve Haziran ayının günleridir.

YEMEK: Yemek yemesini çok severler. İler­leyen yaşlarda iştahları daha da çok artar. En çok sevdikleri yiyecekler ise et, balık, hamur işleri ile tatlıdır. Bunlarda şişmanlatmaya me- ğilli olduklarında arada birde perhize girmele­ri tavsiye edilebilir.

MESLEKLERİ: Muvaffak olamayacakları iş yok gibidir. Mühendislik, Eczacılık, Politika, Askerlik, İdarecilik, Ressamlık, Müzisyenlik, Berberlik, Kuyumculuk, Fabrikatör ve Artistlik dahil bunun gibi her işte başarılı olabilirler.

koç burcu, koç burcu erkeği, koç burcu özellikleri, koç burcu günlük, koç burcu hangi ay, koç burcu tarihleri, koç burcu yorumu, koç burcu özellikleri erkek, koç burcu aşk, koç burcu insanı

Seslerin ve harflerin özellikleri

SESLERİN ve HARFLERİN ÖZELLİKLERİ

Büyük Harf ve küçük harflerin enerjileri birbirine yakın olmak­la beraber isimlerin baş harfleri kişinin karakteristiğinde çok daha baskın bir konumdadır. Harflerin analizi konusunda bilgi sahibi olmanız dileğiyle.

A Harf Analizi

Kişiye liderlik özellikleri yükler. Keşfetme ve orijinal yaşam sürme merakı verir. Sağlam iradeli ve mücadeleci olurlar. Namus ve erdem özellikleri verir. Algılaması yüksek, atılgan, ener­jiye sahip ve mantıklı davranışlarda bulunurlar. İsimlerinde düşük enerjili harf yoksa Aşk enerjisini çekerler. Sürekli zirveye çıkıp zir­vede kalmak isterler. Kan hastalıklarına, üreme organlarına ve idrar yollarına dikkat etmelidirler.

Hükmedici ve yönlendirici özellikler verir. Atılgan ve enerjik yapıya sahiptirler. İsmin içerisinde birden fazla ‘a’ harfi varsa çalışkan, sadakatli ve verimli bir enerji verir. Maceraseverlik enerjisi de sağlar.

B Harf Analizi

Hayat gücünü ifade eder, kişiye yaşam coşkusu verir. Be­densel ve ruhsal olarak yüksek enerji verir. Başkalarının görüşlerine saygılı olurlar. Sezgileri kuvvetli, iç gücü yüksek,sabırlı ve dirayetli yapıya sahiptirler, gizli melankolik olduklarından ken­dilerini üzecek durumlar yaratabilirler, buna rağmen iç enerjileri güçlüdür. Karşı cins tarafında üzüleceği deneyimlerle karşılaşa­bilirler. Erken evlenirlerse muhtemelen ayrılabilirler. Evlilik geç olursa daha sağlam bir ilişki kurabilirler. İsimde düşük enerjili harf yoksa bolluk ve bereket gelir. Enerjiyi kendi içlerine alırlar, dışarıya aralıklı enerji aktarımında bulunurlar. Boğaz enfeksiyonlarına, tiroidlerine ve böbreklerine dikkat etmelidirler.

Sağlığına düşkün, biraz ben merkezli, şüpheci ve kuşkucu bir yapıya sahip olabilirler. Dayanıklı, sabırlı, hafif melankolik, duygusal olabilirler. Birden fazla ‘b’ harfi varsa işlerinde daima bir yardımcı ya da ortak arayabilirler.

C Harf Analizi

Sevilmek ve değer görmek isterler bazen bu sebeple ken­dilerinden fazlasıyla ödün verebilirler. Hem fiziksel hem de manevi olarak güçlü ve iyimser bir yapıya sahip olabilirler. İdareci­lik özelliklerine sahip olabilirler. Önü açık, sanata meyilli, enerjisini hedeflere odaklayabilen, hayattan keyif almayı seven bir yapıları vardır. Güzel konuşurlar, ikna yetenekleri yüksektir. Kendisinden sonra gelen harflere yüksek enerji aktarırlar. Çevreleriyle genellikle uyum içerisindedirler. Akciğerlerine ve tiroidlerine dikkat etmeli­dirler.

Sanata karşı ilgilidirler. Konuşmaları etkilidir. İkna yetenekleri yüksektir. Birden fazla ‘c’ harfi varsa hayatta tüm iste­diklerine ulaşma olanakları yüksektir.

Ç Harf Analizi

Lüks ve konforlu yaşamaya düşkün, zevklerine önem ve­ren bu nedenle para gelse de çok harcayan, diğer harflerde olumlu enerji yoksa para tutamayan bir yapıya sahiptir. Seyahat et­mekten ve keyifli yaşam sürmekten hoşlanır. Yumuşak ve neşeli bir enerjiye sahiptirler. Akciğerlerine ve tiroidlerine dikkat etmelidir­ler. Hem fiziksel hem de manevi olarak güçlü ve iyimser bir yapıya İdarecilik özelliklerine sahip olabilirler.

Zevk ve safa içerisinde yaşamak ister, bu nedenle diğer harf­lerden olumlu etki almamışsa para gelir ve gider. Birden fazla ç harfi varsa hayatta tüm istediklerine ulaşma olanakları yük­sektir.

D Harf Analizi

Yaşamlarında maddi ve manevi sıkıntılar yaşasalar da ‘D’ harfinin gücüyle hepsinin üstesinden gelebilirler. Yavaş ve ağır davranışlar gösterebilirler. Biraz da ben merkezlidirler. Dira­yetli, başladığı işi bitirebilen, sabırlı ve üstün güçlere, yeteneklere sahip, hırslı, işinde başarıya çok önem veren, titiz bir yapıya sahiptir. İstemediği şeylere rahatlıkla hayır deyip karşı koyabilen bir yapıya sahiptir. Ani tepkiler verebilirler. Evrenden aldığı enerjiyi kendisi için kullanır. Mide ve sindirim sistemine, romatizmal rahatsızlıklara dikkat etmelidirler.

Realist ve çalışkan bir yapıları olabilir. İş başarısına önem veren, dayanıklı, özel güçlere ve yeteneklere sahip bir yapı­dır. Kendini düşünen biraz bencil yapıya sahip olabilirler.

E Harf Analizi

Güçlü bir zihne sahip olabilirler. Hafızaları güçlü olabilir. Konuşma yetenekleri ya da şarkı söylemeye karşı yetenek­li olabilirler. Konuşma ve ifade gereken tüm mesleklerde başarıyı yakalayabilirler. İkna güçleri kuvvetlidir. Sürekli çevrelerinden ilgi görmek isteyebilirler. İsimdeki diğer harfler yeterli derecede olum­lu enerjiye sahip değilse, yaşam deneyimlerinde üzüntü ve sevinci eş zamanlı yaşayabilme, sevinci kursağında kalma durumunu deneyimleme ihtimali olabilir. Enerjiyi yeterli kullanmaz, atak olamaz. Geçmişteki deneyimleri de unutmaz. Çok fazla fedakar ve verici olurlar. Bu durum onların hayal kırıklığına uğramalarına sebep ola­bilir. Kırılgan ve beklentili bir yapıya sahip olabilirler. Akciğer ve tiroidlerine dikkat etmelidirler.

Konuşma ve ifade gereken tüm mesleklerde başarıyı yakalayabilirler. İkna güçleri kuvvetlidir. Yeterli derecede enerjik ve atılgan yapıya sahip olamayabilirler. Üzüntü içerisinde kalarak kendilerini çaresiz hissedebilirler. Birden fazla ‘e’ harfi olursa tüm sanat dallarına karşı yetenekli olabilirler.

F Harf Analizi

Gözükara ve cesaretli bir yapıya sahip olabilir. Genelde ya­şamda hep büyük sorumluluklar yüklenebilirler ve aileleri­nin sorumlulukları genellikle üzerinde olabilir. Güvenilir bir yapıya sahiptir. Adaletli olmak önemlidir. Haksızlık durumla­rında tepkisel davranır. Güzel projeler üretir. Başarıyı yakalamak önemlidir. Kendilerine gelen enerjiyi farkında olmadan geri çevire­bilirler, bu da yaşamdaki fırsatları yeterli derecede kullanamamala­rına sebep olabilir. Kararsız bir yapıya sahip olabilirler. Sevdikleri zaman kendilerini çok kaptırabilir ve üzüntülü deneyimler yaşa­yabilirler. Ayrıldıklarında yaşam onlar için durabilir. Kara sevdaya yatkın olmakla beraber bir süre sonra ayağa kalkar tekrar yoğun aşkı deneyimleyecekleri ilişkiyi ararlar. Her türlü endokrin rahat­sızlığına açıktırlar. Özellikle timüs beziyle bağlantılı otoümmün yani bağışıklık sistemi rahatsızlıklarına dikkat etmelidirler.

İyi huylu ve sorumluluk sahibi olurlar. Hak ve adalet duygu­ları gelişmiştir. Güzel projeler üretebilecek yaratıcı enerjiye sahiptir. Farkında olmadan fırsatları kaçırabilirler. İsmin içerisinde birden fazla T olursa yaşamdaki tüm engellerin üstesinden gelebi­lecek güce sahip olabilirler.

G Harf Analizi

Meraklı bir yapıları olup her olayı araştırabilirler ve derin düşüncelere dalabilirler. Müşkülpesent ve ayrıntıcı olabilir­ler. Dediğim dedik, inatçı bir yapıya sahiptir. Bazı durumlarda karşı­sındakine meydan okuyabilir. Gergin ve sinirli olabilir. Tepkisel dav­ranabilir. İsimde pozitif enerjili harfler yoksa kıskanç ve hırslı bir yapıya sahip olabilir. Genelde tuttuğu işi koparır ve başarıya ulaşır. Başkalarının duygularından ve isteklerinden ziyade kendi duygula­rı ve istekleri önemlidir. Biraz da bencil bir yapı sergiler. Sadece ya­kınlarına karşı verici davranır, bunu yaparken de beklenti içerisine girer. Romatoid artrit gibi eklem rahatsızlıklarına, akciğer ve tiroid rahatsızlıklarına dikkat etmelidirler.

Kimseye muhtaç olmak istemez ve bunu da başarırlar.

İnatçı ve biraz kıskanç bir yapıya sahiptir. Kendi is­tekleri ön plandadır. Dünyevi olana daha çok değer verirler. Buna rağmen birden fazla ‘g-ğ’ varsa mistik konulara karşı meyilli olabi­lirler.

H Harf Analizi

Yaşamda önlerine çıkan engellerle mücadele eder, çok efor harcar ve sonunda başarıyı yakalarlar. Sevdikleri için her şeyi yapabilirler. Genelde sakin bir görünüm sergilemekle beraber iç dünyası çok hareketlidir. İçinde fırtınalar esse bile dışarıya beli: etmemeye çalışır. Maceraperest bir yapıya sahip olabilirler. Yaşam­da hep bir engelli koşu içerisindedir. Hak ettiği yeri bulmak için çok çalışmak zorunda kalır ve bazen de yaşamda zor deneyimler yaşar.

Yaşamda zorlu engellerle karşılaşsa bile yeteneklerini kul­lanarak bunların üstesinden gelebilirler. Bunun için herkesten fazla efor harcamaları gerekebilir. Kendinden önce gelmişse daha iyi enerjisini kullanabilir, kendinden önce gelen harfin enerjisiyle bağlantılı sorunlar yaşayabilir. Böyle durumlarda çalışarak ve engelleri aşarak başarıya ulaşabilir. Yaşamdan zor dersler alabilir. Sert ve güçlü bir enerjiye sahiptirler. Cilt, kemik, ek- em rahatsızlıklarına ve safra keselerine dikkat etmelidirler. Birden fazla ‘h’ varsa başarıyı yakalamak adına daha çok efor harcamaları gerekebilir.

I Harf Analizi

Güçlü ve sarsılmaz bir yapıya sahip olabilirler. Duygularını ifade etmekte zorluk çeker. İçine kapanık olma ihtimali yük­sektir. Duygularını içinde yaşar, aslında hassastır ama belli etmez, sorumluluk sahibidir ancak harekete geçmek için başkaları tarafından motive edilmesi gerekebilir. Cimri bir yapısı olabilir. Tiroide boğazla ilgili rahatsızlıklara ve mide-karaciğer rahatsızlıklarına dikkat etmelidirler. Ne yazık ki ağır hastalıklara ve kazalara yatkın bir enerjiye de sahiptir.

Hoşgörülü, sempatik olurlar. Seyahat etmeyi severler. Ancak duygularını ifade edemez, bu nedenle dışarıya yeterli enerji veremezler.

İ Harf Analizi

Duygusal, duygularını ifade edebilen, eğer sanatla ilgileni­yorsa bunu sanatına yansıtabilen bir yapıya sahiptir. Sanat dışındaki iş yaşamında kırılgan ve hassas davranışlar gösterebilir. Sevgiyi ve ilgiyi hep karşıdan beklediği için ikili ilişkilerde mut­suzluğu deneyimleyebilir. Tiroid ve boğazla ilgili rahatsızlıklara ve mide-karaciğer rahatsızlıklarına dikkat etmelidirler.

Hoşgörülü, sempatik olurlar. Seyahat etmeyi severler. Duygusal davranan ve duygularını ifade edebilen bir yapıları ola­bilir. Hoşgörülü olmalarına rağmen, çok hassas ve kırılgan yapıya sahiptirler.

J Harf Analizi

Liderlik özelliklerine sahip olabilir ve otoriter davranışlar gösterebilirler. Snob görünüşlü, ukala tavırlar sergileyen bir görünüm sergiler. Başkalarına yukarıdan bakıyormuş gibi bir havası olmakla beraber aslında içinde güvensizlik yaşar. Herkesle samimi olmaz, çok seçicidir. İsimde olumlu enerjili harfler yoksa çok kaprisli ve kıskanç olabilir. Bencil bir yapı sergileyebilirler. Ro­mantik olabilirler. Baştan çıkartmayı daha çok sevebilirler. Karaci­ğerine, bağırsaklarına ve hipofizle bağlantılı rahatsızlıklara dikkat etmelidirler.

Güçlü olurlar veya öyle gözükmeye özen gösterirler. Maddi ve I manevi olarak şanslı olabilirler. Manyetik etkileri güçlü olup çok cazibeli olabilirler. Aynı zamanda hafif ukala görünümlü, mesa­feli bir yapıları olabilir. Herkesle samimiyet kurmaz, seçicidir. Gü­vensizlik sorunu yaşayabilir. Bencil bir yapı sergileyebilirler. Kap­risli ve kıskanç olabilirler. Dünyevi hayat çok önemli olabilir.

K Harf Analizi

Büyük kitleleri etkileyebilecek manyetik güce sahip olabi­lirler. Etrafında insanları toplayabilirler ve güçleri birleşti­rebilirler, bu sayede başarıyı yakalayabilirler. Kariyerinde yükselen, şan ve şöhret yakalayabilen güçlü bir yapıları vardır. Birden patla­yan ve öfkelenen yapıya da sahip olabilirler. Utangaç gözükebilirler, aslında şehvetli bir yapıya sahip olabilirler. Endokrin sistemindeki tüm hormonlara ve sinir sistemine dikkat etmelidirler.

Mücadeleci yanları olabilir. Cesur, atak, atılgan ve güçlü bir enerjiye sahip olabilirler. Başarıya götüren, kariyer sağla­yan enerjik yapıları olabilir.

L Harf Analizi

Genelde popüler olma enerjisine sahiptirler. Biraz maymun iştahlı olabilirler. Bilgi sahibi olur ve yaşamda başarılı ola­bilirler. Güzel sanatlara ilgili, elle ilgili zanaat ile uğraşabilen ve bu alanlarda başarıyı yakalayabilen yapıya sahiptirler. Güzel şeylere sahip olmayı, güzelliklerle ilgili konularla ilgilenmeyi seven, sanat­çılık özelliklerine sahip olabilirler. Etrafına güzel enerjiler yayar. 29-31 yaşları civarında yaşayacakları önemli bir deneyim yaşamla­rını tekrar gözden geçirmelerine ve düzenlemelerine sebep olabilir. Boğaz, tiroid ve böbreklerine dikkat etmelidirler.

Sezgileri güçlü olur, iletişimde empati kurabilir ve başkaları­nın sorunlarına çözüm bulabilirler. Sorun çözme yeteneğine hip olabilirler. Güzel şeylere sahip olmayı seven, güzelliğe ve sa­lata özellikle el sanatlarına meyilli bir yapıya sahiptir. Kendisinden » nra gelen harfe güzel enerji taşır.

M Harf Analizi

İş, para ve aşk yaşamında başarı getiren üstün güçleri olan bir harftir. Sevilme ve değer görme arzuları çok güçlüdür karşılığım göremezlerse alıngan davranışlar gösterebilirler, mantıklı iradeli ve güçlüdür, konsantrasyon güçleri de gelişmiştir. Düşünerek ve bilinçli olarak hareket ederler. Akıllı ve zeki kişiler­dir. Mantıklı davranışlar gösterirler. İsimde olumsuz enerji içeren bir harf yoksa genellikle mal mülk sahibi ve zengin olurlar. Kendi­sinden sonra gelen harf zayıf değilse, çok güçlü enerjileri vardır ve ayakları yere sağlam basar. Göğüs, mide ve sindirim sistemine dik­kat etmelidirler.

Ruhsal ve fiziksel olarak güçlü olur, hemen her alanda da başarıyı yakalayabilirler. Akıllı ve zeki, mantıkla hareket eden ve mal mülk sahibi olabilecek kapasiteye sahiptirler.

N Harf Analizi

Organizatörlük yetenekleri çok yüksektir. Liderlik özelliği­ne sahip olabilirler. Bir radyo alıcısı gibidir ve etrafında­ki tüm enerjilerden etkilenebilirler. Hem duygusal hem mantıksal davranışlar gösterebilirler. Bu nedenle mantık ve duygu karmaşası yaşayabilir ancak özel güçlere ve yeteneklere sahip olduğu için için­de bulunduğu durumu hemen netleştirin Mükemmeliyetçi bir yapı­sı olabilir. Standartları yüksek olabilir. Sağduyulu davranır, mantıklı hareket ederler. Hoşgörülü olurlar. Sağlıklı olurlar. Yaratıcılık özel­likleri yüksektir ve özel güçlere sahiptirler. Evren tarafından des­teklenirler ve pek çok şey kendilerine kolayca akmaya başlar. Kalp ve omurilik rahatsızlıklarına dikkat etmelidirler.

Dikkatlidirler ve uyanıktırlar. Kolay kolay aldatılmazlar. Duygu ve mantık dengesini kurana kadar kararsız davra­nışlar gösterebilir, dengeyi hemen bulup ani kararlar vererek harekete geçebilirler. Üstün güçlere sahiptirler, sağduyulu davranırlar, yaratıcı özellikleri vardır.

O Harf Analizi

Maddi ve manevi evren enerjisini kendilerine rahatlıkla çekerler, şanslı ama bencil olurlar. Gizliliği severler, yakın­larının bile bilmediği sırları vardır. Kimseyle paylaşmadıkları gizli dünyaları vardır. Duygularını belli etmekten kaçınırlar. Duygusuz­muş gibi görünebilirler. Göğüs, akciğer ve mide rahatsızlıklarına dikkat etmelidirler. Evrenden maddi enerjiyi çekseler bile gelen para bereketli olmayabilir ve maddi sorunlar ve ailevi mutsuzluklar deneyimleyebilirler. Güçlü olmak önemli olabilir.

Duygularını gizlerler, biraz bencil bir yapıya sahiptirler. Gizemliliği severler. Gizemli olanı da severler. Maddi ve manevi güçlere sahip olabilirler. Manevi olarak güçlenecekleri deneyimler yaşayabilirler.

Ö Harf Analizi

Gizemli ve sihirli olana karşı meraklı olabilirler. Duygu­larını gizlerler, evrenden aldıkları enerjiyi yeterli derece kullanamazlar çünkü kendi düşünce kalıpları yüzünden kendilerini sabote ederler. İsimde olumlu enerji içeren harfler yoksa bencilce davranabilirler. Olayların olumsuz yönlerini görmeye meyillidirler. Yaşamlarından çok şikayet edebilirler. Gizemli bir yapıları olabilir düşük enerjiye sahip olabilirler. Yaşamda engellerle karşılaşabilir­ler. Göğüs, akciğer ve mide rahatsızlıklarına dikkat etmelidirler.

Arzu ettiklerini yapmakta zorlanırlar aslında kendi kendi­lerini sabote ederler. Hafif bencil ve olumsuz düşüncelere sahip olabilirler. Gizemli olanı da severler. Maddi ve manevi güçlere sahip olabilirler. Manevi olarak güçlenecekleri deneyimler yaşaya­bilirler.

Çok tedbirli ve mükemmeliyetçi yapıları olabilir. Gizemli olana meraklı olabilirler ve genellikle de meraklı olurlar. Öngörüleri genellikle doğru çıkabilir. Sosyal statüye çok önem vere­bilirler. Girdikleri yerde saygınlık uyandırırlar, doğal liderlik özelleri vardır. Kendilerinden çok emindirler. Bu emin olma hali baş harflerinin ona güvenmesini sağlar. Parayı, lüksü çok severler. Genel zengin olurlar. Hırslı yapıya sahiptirler. Başarıyı yakalamak ister ve çok titizdirler. Biraz da bencildirler. Verdikleri kadar beklerler. Beklentili oldukları için karşılığını bulamazlarsa öfke ve ya kin duygusuna kapılabilirler. Karşı cins tarafında üzüleceği dönemlerle karşılaşabilirler. Boğaz, böbrek ve eklem romatizmasına dikkat etmelidirler.

P Harf Analizi

Öngörüleri yüksek olup mistik konulara da eğilimli olabi­lirler. Dönem dönem içlerine kapanabilirler. Hırslıdırlar ve istedikleri yerde saygınlık sağlarlar. Otoriter yapıları vardır, liderdir- Başarı odaklı, planlı hareket ederler. Genelde zenginliği yakalar. Bencilce davranışlar gösterebilirler.

R Harf Analizi

Hak hukuk önemlidir ve cesur yapıları sayesinde genellikle olaylara müdahale ederek hak yerini bulsun isteyebilir, bu alamda mücadele edebilirler. Zenginden alıp fakire vermeye eğilimli olabilirler. İnatçı olup karşısındakine rest çeken davranışlarda bulunabilir. Sade olmayı severler. Gösterişten uzak dururlar. Güvenilir ve saygın bir lider olabilirler. Karar verme aşamaları uzun sürer ve bazen kararsız olarak nitelendirilirler. Karar verdiklerinde geri dönüp bakmazlar. Karar verme aşamalarının uzun sürmesinin nedeni, emin olma isteğidir çünkü pişman olmaktan ve yanlış yapmaktan çok korkarlar. Sert bir yapıya sahiptirler. Otori­ter görünüm sergiler. Haksızlığa tahammül edemeyebilirler ve bu “edenle öfkeli davranışlar gösterebilirler. Yaşamlarında aşk çok o remli bir yer tutabilir. Entelektüel ve zekidirler. Akciğer ve diğer endokrin rahatsızlıklarına dikkat etmelidirler

Azimli ve hırslı olurlar, hep engellerle savaşır ama sonunda başarıyı yakalarlar ancak çok efor harcayabilirler. Tereddüt ve karar vermede zorlanan bir yapıları olabilir Pişman olmaktan ve hata yapmaktan korkabilirler. Yaşamda bazen zor dersler alabilirler. Sert bir enerji olmakla beraber kişinin ruhsal tekamülü için ciddi bir öğretmendir. Aşk hayatı yaşamlarında önemli bir yer tu­tabilir. Enerjiktirler ama kendileri yoracak kadar çok enerji harcayabi­lirler. İşleri için özel yaşamlarından çok fedakarlıkta bulunabilirler. Yardımsever olmakla beraber ters bir davranışla karşılaşırlarsa sert ve kırıcı sözler söyleyebilirler. Çok güzel projeler üretebilirler, hayal güçleri ve sanatsal yetenekleri güçlüdür. Para enerjisini kendilerine çekebilirler. Fazla hayal dünyasında yaşarlarsa gerçeklerden kopa­bilirler. Dengeyi kurduklarında başarıyı yakalarlar. Güzellik onlar için önemlidir. İsimde olumsuz enerji içeren harf varsa zorlu de­neyimler yaşayabilirler. Biraz bencil olabilirler. Sevdikleri zaman çok verici ve sadık olabilirler. Kemik, kas ve deri rahatsızlıklarına dikkat etmelidirler. Kalp rahatsızlıklarında da dikkatli olmalıdırlar,

Güzel projeler üretirler, sanat yetenekleri yüksektir. Hayal dünyaları geniştir. Alışveriş dengesini tutturamazlarsa ya­şamda zor deneyimler yaşayabilirler. İhtiraslı ve gizemli olurlar.

S-Ş Harf Analizi

Bitmek tükenmek bilmeyen arzuları ve güçleri olabilir. Ener­jiktirler ama kendileri yoracak kadar çok enerji harcayabi­lirler. İşleri için özel yaşamlarından çok fedakarlıkta bulunabilirler. Yardımsever olmakla beraber ters bir davranışla karşılaşırlarsa sert ve kırıcı sözler söyleyebilirler. Çok güzel projeler üretebilen, aşk enerjisini kendine çekebilen, yaşamın keyfini çıkarmayı seven güçlü bir yapıya sahiptir. Neşeli davranan ve etrafına da neşe saçan enerjiye sahip olmakla beraber canları yanarsa acı ve kırıcı sözlerle tepki verebilirler. Şanı ve şöhreti, lüks hayatı seven genellikle de bu yaşama kavuşan yapıları olmakla beraber kendi başına kalmayı da çok sevebilirler. Bazı durumlarda da sosyal fobileri olabilir. Kemik, kas ve deri rahatsızlıklarına dikkat etmelidirler.

Güzel projeler üreten, yaratıcı, neşeli, gücünü verimli kulla­nan bir kişiliktir. İhtiraslı ve gizemli olurlar.

T Harf Analizi

Duygularını ifade etmeyi istemeyen, ketum ve içe kapalı bir kimliği olmasına rağmen bazen beklenmeyen ani tepkiler gösterebilir. İçkiye bağımlılığı ya da belirli bir duyguya bağımlılı­ğı olabilir. Sakin, durağan ve ağır görünüm sergilerler. Ticaretten iyi anlarlar ve ticari yollarla para kazanmada başarılı olabilirler. Önemli ve yüksek mevkilere ulaşabilirler. Karaciğer, mide ve dolaaşım sistemlerine, tiroid rahatsızlıklarına dikkat etmelidirler. Kalp rahatsızlıkları konusunda da dikkatli olmalıdırlar. Lenf bezleri de hassas olabilir.

Ketum ve duygularını saklayan bir yapısı, kolay anlaşılama­yan kimliği vardır. Ticaretten anlayan ve ticarette kazanç sağlayabilen enerjiye sahiptirler. Ancak ismin içerisinde 2 adet ‘t’ yan yana gelirse büyük kazançların ardından iflas etmek ya da mevki­den düşmek söz konusu olabilir.

U Harf Analizi

Tüm seslerin içerisinden en yüksek enerjiyi alan harftir. Evrenden çok iyi enerji alır ve kendisi için kullanır. İşlerini ağırdan alıp ağır hareket edebilir. Telaşsızdır. Durgun bir görünüme sahip olabilir. Genelde neşelidir ve maddi ve manevi bolluğu ken­disine çeker. Sabırlı bir yapıya sahiptir. İşlerini erteleyebilir ama onunda işlerini en iyi şekilde yapar. Ailevi sorunlar yaşayabilir. Karaciğer ve hipofiz ile bağlantılı rahatsızlıklara dikkat etmelidirler.

Neşelidir ve rahat bir yaşantıya sahiptir. İşlerini ağırdan alsa da genellikle başarıyı yakalar. Sakin olmasından dolayı enerji onlara kolaylıkla akar.

Ü Harf Analizi

Genellikle üzüntüyü ve zorlu deneyimleri çağıran bir harf­tir. Zaman zaman şans enerjisi gelse bile genellikle olacak gibi olan işler son anda gerçekleşmeyebilir. Mutsuzluk ve sorun getiren bir enerjisi vardır.

Yaşamda engellemeler ve mutsuzluklar getiren bir enerjiye sahiptir.

V Harf Analizi

Evren enerjisini kendine çok iyi çeker, biraz vurdumduy­maz ve umarsızdır. Kendi bildiğini okur. Organizatörlük yetenekleri çok yüksektir. Liderlik özelliğine sahip olabilirler. Davranışlarında mantık ön plandadır. Aldığı yüksek enerji onu arzu ettiği şeylerde başarıya taşır. İnatçıdır. Özgürlüğe ve yeni heyecanlara olan ilgisinden dolayı ilişkilerinde umursamaz davranabilir ve bu yüzden sorunlar yaşayabilir. Üreme hormonları, kan dolaşımı ve beyin ile ilgili sorunlara dikkat etmelidirler.

Aklına koyduğunu yapar, başkalarının ne düşündüğü umurunda değildir. İnatçı ve dediğim dediktir. Evrenden aldığı yüksek enerji hedeflere ulaşmasını sağlar.

Y Harf Analizi

Geçmiş değerlere, gelenek ve göreneklere göre yaşar. Geç­miş deneyimleri unutmaz. Geçmiş deneyimlerin üzüntü­lerini tekrar tekrar yaşayabilir. Tüm bunlara rağmen güçlü ve da­yanıklı bir yapıya sahiptir. Zamanlamayı ve enerjiyi iyi kullanırlar. Bilimde ve ilimde başarılı olabilirler. Planlama ve organize etme ye­tenekleri çok yüksektir, bu nedenle çok sorumluluk yüklenebilir ve bu sorumlulukların altında yorulabilirler. Bluğ çağında yaşadıkları deneyimler onların güçlü bir yapıya sahip olmasına sebep olabilir. Tüm endokrin sistem ve romatizmal rahatsızlıklara dikkat etmeli­dirler.

Geçmiş deneyimleri unutmaz ve bu deneyimlerin üzüntü­lerini yaşar.

Z Harf Analizi

Bilgi edinmeye ve kendini geliştirmeye meraklıdır. Çok güç­lü enerjiye sahip bir harftir. Bilim alanında, akademik ka­riyer alanında başarılı olur. Çok titizdir. Kontrolcüdür, otoriter ve baskın bir yapısı vardır. Yakınlarına karşı çok yardımsever olup on­ların işlerine koşabilirler. Kendisine ters gelen durumlarda dili sivri olup acı ve kırıcı sözlerde bulunabilirler. Akıl ve zekâyı içeren güçlü bir enerjiye sahiptir. Doğru adımlarla yaşamına bolluk ve bereket getirir. İkili ilişkilerde kontrolcü davranışları yüzünden üzüntüler yaşayabilir. Aşk hayatında acı çekebilir. Güçlü olduğu için bunların da üstesinden gelir. Romatizmal ve bağışıklık sistemi rahatsızlıkla­rına dikkat etmelidirler

Bilgi edinmeye ve kendini geliştirmeye önem verir. Kontrol gücü ve baskın kimliktir, bu nedenle ikili ilişkilerde sorun ya­şayabilir. Çalıştığı alanda yükselir ve başarılı olur.

insan ümit ve korku

Psikiyatri – Ümit ve Korku

Anksiyete rahatsızlığında hastalara verilen ortak bir ilaç var. Bu ilacı kullanan kişiler bıraktıktan sonra yaklaşık 1-2 sene boyunca anksiyeteden kurtulmuş gibi görünür.
Ne zamana kadar?
Yeni ve daha büyük bir korku ile karşılaşıncaya kadar.

 

Bu ilaç fare zehirinden daha tehlikelidir.
(Bilimsel açıklamasını ilgili sohbeti açıp dinleyebilirsiniz 48:06’dan itibaren anlatıyor)

 

Hep beraber 1000 tane anksiyete hastasını seçelim. Psikiyatriste gitsinler, bu ilaçları kullansınlar ama bu insanları çok değil 8 sene takip edelim, 1000 kişiden 10 kişiyi geçemezsiniz.
Bu 10 tanesine ne oldu, onların işine yaradı mı?
Hayır yaramadı; bu 10 tanesi hayatında yeni bir korku ile artık karşılaşmaz bir hale gelmiş olabilir.

 

İlacın prospektüsünde yazan ifade şu; “Yanlış dozda ve doktor tavsiyesi haricinde kullanılması halinde anksiyeteye sebep verebilir” yazıyor.

 

Dünyada bana başka bir ilaç söyleyin ki tedavi ettiği şeyi çok kullanırsan aynı hastalığa bir daha yakalanabileceğini söylesin…

 

Psikiyatri bilimsel olarak bilim dışı bir lanettir. Bilimsel olarak bilimin dışındadır.

 

Çünkü ortaya koymuş olduğu ilaç ve bu ilaçların etkileri ile bilimsel olarak kanıtlayabiliyoruz ki ne kurguladığı temel doğrudur ne de uyguladığı tedavi doğrudur.

İnsan psikolojisi çok basit çalışır.

Psikiyatristlerin işin içinden çıkamamasına sebebiyet veren şey; sosyolojik hayatın, dinin, çevre faktörlerinin, ailenin vs insan hayatında oluşturduğu baskıyı çözümleme üzerine gittiği içindir.

 

Halbuki insan onların da ifade ettiği gibi, bireysel hareket eden bir canlıdır. Evet toplum içinde yaşar, toplumun argümanlarına yaşar, hukukun getirdiği kısıtlayıcı meseleleri göre hareket eder ama en nihayet bir meselemiz var bizim; Her insanın inandığı herhangi bir şey vardır. Herhangi bir şey karşısında insanoğlu bir işlem yapmaktadır. Yani okulu kazanmak istiyorsan çalışmak zorundasın. Bu işlemi yaparken seni 2 tane odak ya harekete geçirir ya da hareketten engeller.
Nedir o?
Ya siz bu şeyden korkuyorsunuzdur, ya da bu şeyi ümit ediyorsunuzdur.

 

Ümitlerimizin niteliği vardır, korkularımızın ise etkinliği vardır.

 

Yani korktuğumuz şey bizim hayatımızda ne kadar etkin, ne kadar etkileyebilecek.
Ümit ettiğimiz şey ise, bize hayatımızda ne verebilecek.

 

Korkuların etkinliği 2 bölüme ayrılır;
Tam bu işlem sırasında karar mekanizmasına gitmeden önce insan ya korktuğu şeyden uzaklaşmaya ya da korktuğu şeye yaklaşıp savaşmaya karar verecektir.

 

İnsanoğlunda korku ve ümit yaratılışta verilmiş kimyasal bir gerçektir ve bir denge gerektirir.

 

Daima ümitvar olmak manik bir durumdur, daima korku sahibi olmak depresif bir durumdur.

Yani depresyon diye bir hastalık yoktur.
Depresyon bir duygu durumudur.

Eğer korkularınız ağır basarsa depresif hayat biçimine geçersiniz. Korkusu fazla olan insanın korkusunu alamazsınız. Ona yeni ümitler bağlamanız, yeni hedefler bağlamanız lazım.

 

Ümitleriniz şaha kalkarsa bu durumda da manik bir hale gelirsiniz. Bu tip insanlar nitelikler ile yaşamaktadır ve gün gelecek yaşayacağı başka bir fonksiyon ile hayatı altüst olabilir çünkü dengesiz bir halde.

 

Bir insanda korku ve ümit terazisinin bozulması insan psikolojisinin bozulduğu anlamına gelir.

 

İnsanın duygu dünyası bir dengeye muhtaçtır. Biz buna Sırat-ı Mustakim diyoruz İslam dininde.

 

Bugün psikiyatriye göre “Eğer adam kendisini iyi hissediyorsa o zaman psikolojik olarak iyidir” derler.
İyi ama adamın dengesi bozulmuş, yarın bu denge bozulduğunda ve korku tavan yaptığında işte o gün panik atak yaşayacak.

 

Adı panik atak halbuki korku atağı. Bütün panik ataklar korku ataklarıdır.

 

Korkular ağır bastığı zaman; hormonlar, iç organlar, mide, bağırsak enformasyonu bozulur vs
Ümit fonksiyonları bozulduğu zaman; cinsellik, düşünme biçimi, deri, saç ve egzotermik yapıları bozulur vs

 

Korkuların sebebi ümitlerin azalmasıdır. İnsanlara bir başka insanı sevmeyi öğretmeden onu korkularından alıkoyma şansınız yoktur. Eğer insan bir başka insana hizmet ediyorsa, onun derdini yüklenebiliyorsa, onun korkularından azad etmek için mücadele verebiliyorsa; kendisi ümitvar olur. Ümitvar olursa korku tekrar dengeye gelir ve korkularından sıyrılır.

 

Fakat verdiğiniz ümit sahte bir ümit ise eğer; onun tekrardan korku patolojisine dönmesi eskisinin iki katı olur, dikkat edin.

 

Sevilmeme korkusu, üniversiteyi kazanamama korkusu vesair gibi durumlardan kurtulmak için bir tek şeye ihtiyacınız var; ümide. Yani karşına gerçek bir hedef koymaya mecbursun. Eğer karşına gerçek bir hedef koyamaz ve gerçek bir ümit vaadedemezseniz, o da bu ümit uğrunda çalışmaya başlamaz ise korkularından kurtulma şansı yoktur.

 

Köpek ile gezmek psikolojik bir rahatsızlığın temel belirtisidir.  Çiftliklerde bakanlardan bahsetmiyorum. Köpeğe tasma takıp gece onunla yatıp gündüz onunla uyanan insan aşk patolojisine düşmüştür. Bir şeylerin ona bağlanmasını istemektedir. Onu evlendir yarın köpeği gözü görmez çünkü psikolojik bir rahatsızlık.

 

Zengin bir adam eğer ümidi fazla ise ve son noktasında ise, ona yeni korkularını öğretmek gerekir. Yüksek fiyattan sakat veya hastalıklı bir hayvan satın alacak. Adam zengin olduğu için fazla para vermeden sahiplenmez kolay kolay. Daha sonra o hastalıklı hayvan ile bir bağ oluşturacak ve onu kaybetmekten korkacak. Bu korku onu normale getirir.

 

Bir çocukta korku varsa ona yeni bir hedef verin. Günlük bir iş olabilir. 3-5 güne düzelir. Çocukta 7 günü geçmez korkular. 7 günü geçiyorsa cinni bir durum olabilir Allah korusun.

 

Baktın çocuk çok cesur, haşere bir çocuk. Ne lazım bu çocuğa? Korku lazım. Yolda giderken bir yere saklanırsın, an gelir sokakta babasını, annesini kaybedebileceğini 5 saniye yaşatırsın ona. Bitti.

 

Psikiyatrinin maksimum 10 sene ömrü var. Bundan sonra daha da psikiyatrist yetiştiremez bu dünya, yetişse de bir işe yaramayacak.
Kaynak: Fütuhatı Seyyid Muhammed Ruhi
toplumsal çöküş

Psikiyatri – Toplumsal Çöküşe Doğru

Psikiyatrinin temeli topyekun yanlış olduğu için psikoloji bilimini yeniden ifade etmeye mecburuz.
Hakikat ve bilimsel olarak Hazreti Adem’den bu yana insanlar iki ayrı bölümde incelenir.
Psikiyatrinin ortaya koyduğu farmakolojik etkenler, insanlara uyguladıkları telkin metodları baştan aşağı yanlış olması sebebiyle bundan bütün dünyadaki insanlar zarar görmektedir.
Hazreti Muhammed Aleyhisselatu Vesselam’ın varlığı, onun dünyadaki yaşantısı; atesitinden evrimcisine kadar herkes tarafından kabul edilmiş bir gerçek var, böyle bir zat geldi ve dünya tarihini değiştirdi. Onun ortaya koymuş olduğu değerlere bugün dünya çapında inanan 1-1,5 milyarlık bir kitle var. Bunun karşısında, bizlere göre muharref olmuş, kendilerine göre muharref olmadığını iddia ettikleri ciddi bir Hristiyan nüfusu var. Bunların ikisini üst üste koyduğumuzda dünyanın yaklaşık %65-70’i yapıyor.
Dolayısıyla geri kalan dinler vs derken dünyanın tamamına baksak bu dünyanın sosyolojik enformasyonunu, duygu dünyasını etkileyenler; dinlerdir. Sosyolojiyi etkileyen, siyaseti etkileyen ve mikro çapa düştüğümüzde insan psikolojisinde ana etken unsur insanların düşünce babıdır.
Yeryüzünde bir insanın Peygamberliğini reddeden zalimler dahi o Peygamberlerin yapmış olduklarını taklit etmişlerdir. Tarih boyunca bu iş böyledir. Yani bir Peygamberin Peygamberliğini reddedenler dahi, Peygamberliğin varlığına ve vahyine delil ettirecek bir hayat sürmüşler. Yani sen hem bir zatı reddediyorsun, hem de reddettiğin zatla yarışa giriyorsan bu kabul ettiğinin açık bir göstergesidir.
Psikiyatri kuramını ortaya koymuş olan Freud’dan önce pek çok adam olmuştur. Peki en çok Freud’unki tutmuştur, neden? Yani tarih boyunca psikoloji üzerine Freud’dan daha ala cümle söyleyenler yok muydu? Vardı ama Freud bütün dünyada daha çok ses getirdi çünkü o, birebir bir başka şeyi kopya ederken kopya ettiği şeyin üstünü örtmeyi iyi becermişti ve bu becerileri kapsamında ortaya yeni değerlerle bir anlayış, bir felsefe koymuştu.
Psikiyatrinin bu felsefesini, yani Freud’un bakış açısı ile, bilinçaltı meselesine bakış açısı ile, insanın çocukluğundan ve cinsel hayatının fantazik düşlerinden ortaya konmuş olan psikanalitik yapıya tam olarak ne olduğunu kavrayamazsak ve ifşa edemezsek psikiyatrinin çökmüş olduğunu beyan edemeyiz.
Freud’un hayatında atlanmış bir mesele vardır. O kendi devrinde şöyle bir sıkıntı yaşamıştı, meşhur bursunu alıp tıbbiyede okumaya başlamadan evvel, kendi yaşadığı dönem ile ilgili ortaya koymuş olduğu en büyük bela; Hristiyanların Yahudilere ilişkin sürekli olarak aşağılama çabasını bir türlü kavrayamıyordu.
Her seferinde şöyle düşünüyordu; “Ben bir insanım, bu topraklarda bir Yahudi olarak meydana gelmem çevremdeki Hristiyanların bana karşı düşmanlık beslemesine neden sebebiyet veriyor?”
En nihayet Freud şuraya gelmişti; “Öyleyse karşımdaki insanların psikolojisini etkileyen dini faktörler, yani hayata bakış açısı ve sonra bu bakış açısının çocukluktan veriliyor olması, sonra bu öğrendiği her ne ise, Hristiyanlık vs farketmez, bu inandığı değerler uğrunda hareket ederken önüne çıkan engeller onun hayatında ya hırçınlığa, ya da bir şeye sahip çıkmaya, ya sahiplenerek ona doğru koşmaya, yahut hırçınlık ederek ona doğru savaşmaya mecbur etmektedir.”
Hayvanlar ile insanların ortak özelliklerinden yola çıkarak, insanları hayvanlara benzetir ve bir üçlemin içerisine düştüklerini varsayar ve bu üçlemi bugüne kadar iyi örtmeyi becermiştir.
Bu üçlü meseleyi iyice anlayalım nedir ne değildir.
Bugünkü psikiyatri bilimi; dini, ruhu, imanı reddetse bile ortaya koymuş olduğu değerleri tamamen ve tamamen dini faktörler üzerine kurmuştur. Çünkü Freud gençliği boyunca ne çektiyse, o yaşamış olduğu çağın yobaz, yani Yahudi kabul etmez Hristiyanlarından çekmişti.
İnsan yaptığı mesleğin kökenini bilmezse, sadece onun uygulayıcısı olur. Eğer bir meslekte erbab olmak istiyorsa bir adam, yaptığı mesleğin tarihini dibine kadar bilmeye mecburdur.
“Hocam ben doktor olacağım, tarih bilsem ne olur bilmesem ne olur…”
Geçmişte var olanı bilmeyen bir adam geleceğe ait hiç bir yeni söz söyleyemez. Çünkü kendisinden önce yaşanmış olan tarih, tecrübelerle doludur ve sen o tecrübeleri öğrenmek için ömür sarf etmene gerek yok. Yaşanmış tecrübeleri iyi analiz edebilirsen, Allah da sana imkan nasip ederse, bu imkanlar dahilinde yürür gidersin.
Dolayısıyla Freud’un en başta incelediği din olmuştur.
Bugün Freud hakkında yapılmış olan belgesellere bakarsanız eğer, bütün profesörlerin ortak bir sözü var Freud hakkında; “Tarih boyunca en az psikiyatri okumuş adam” derler.
Freud zamanını psikoloji okumaya harcamamıştır. Zamanını insanlık tarihini okumaya adamıştır. Dönemin Darwin’inden oldukça etkilenmiştir. Hristiyanların Yahudilere karşı gütmüş oldukları bakış açısından ve onlara karşı duymuş oldukları nefretten oldukça etkilenmiştir. Ve insanlığı bu hale getiren dini inancı da doğal olarak psikiyatrinin temelinde bir problem olarak gördüğü için insanı 3 parçada görmüştür.
Şimdi birazdan bu 3 parçayı okuduktan sonra aklınıza neyin geldiğini göreceksiniz.
Freud’a göre insan bir şeye karar verirken 3 ana unsurdan etkilenir. Bu etkileşim ile karar verir. Bu kararlar sonucunda bir hayat yaşar. Vardığı sonuçlardan mutluluk ve haz almaya devam ediyorsa ruhsallığı yerindedir. Hayır mutluluk almıyor ise, haz almıyor ise bu 3 unsurun çelişkisinden dolayı insanda anksiyeteye, depresyon, manik fonksiyonlar ile panik atak veya şizofreni başlayabilir.
Peki bu 3 parçayı nasıl tamamlamış?
Freud’a göre en temelde “id” dediğimiz, yani insanın kendi benliği var. Onu da şöyle açıklamış; “insanın kendi doğumundan gelen, ilkel arzularıdır.” Açlık, su, dışkılamak, cinsellik, ısınmak vesaire. Yani temel ihtiyaçlarını, onları kazanmak için verdiği mücadelede insanı yönlendiren şey id’dir. ve bu öyle hırçındır ki, bunu elde etmek için her şeyi yapar, her şeyi paramparça eder ve her şeyi alma uğrunda çaba sarf eder. Ancak o bu çabayı sarf ederken araya “ego” girer. Ego ise çevresel faktörlere göre karşılık, yani bir şeyi yemek istediğinde parası yoksa bunu onu çalmaya götüren ‘id’e karşılık, “Dur! Polis karşına çıkabilir, seni tutuklayabilir” diyen egodur. Dolayısıyla “ego id’den sonra gelişen bir yapıdır ve bebeğin 6. ayından itibaren gelişir, bu bilinci ve gerçekliği temsil etmektedir” diyor. 3. maddeye ise der ki; “Bu iki fonksiyon da yetmez insanın karar vermesine. Bir de ‘süper ego’ var. O da ‘id’ ve ‘ego’dan oluşur, yani bunlar sırayla oluşur. Çocuk konuşmayı ve kültürü öğrenmeye başladıkça büyüme aşamalarının her birinde kültürel etkiyi, yani çevresinde annesinin babasının ona öğretmiş olduğu kültürel değerleri, babanın dilini, normları, sembolleri, kuralları alır bunları içselleştirir ve bu artık onun vicdani yapısıdır. Yani ‘id’ ve ‘ego’ çalışmadığında ‘süper ego’ onu korumakta yahut korumaktan geri çekilmektedir” diyor.
Dikkat ediniz ‘id’in bütün tanımlarını insan üzerine yapmıştır. Yani demiştir ki insan çırılçıplak bırakıldığında günahkar bir varlıktır en temelde. Ama onu bu günahlardan alıkoyan bir çevre vardır; ego. Sonra bu insanın çevre fonksiyonlarının da bir üstünde ana kurallar diye kısaca beyan edebileceğimiz bir yapısı vardır diyor.
Şimdi tarihte bir pencere açalım. Hristiyanlık terminolojisinde üçlü teslis(üçlü birlik) inanına bakalım. Oğul-kutsal ruh-baba.
Şimdi size Hristiyan fıkhına göre bunları anlatacağım, bakalım biraz evvel anlattıklarımız ile ne kadar örtüşüyor.
Oğul dediğimiz şey Hristiyanlık terminolojisine göre Hazreti İsa. (Haşa) Hazreti Allah’ın oğlu olduğu iddia edilen, bütün Hristiyanlar için günahın bedelini ödemiş olan, yeryüzündeki bütün Hristiyanlar için kendi vücudundan vazgeçmiş olan günahkar insandır.
Kutsal ruh ise, oğulun başı dara düştüğünde, yani ona saldırıya geçildiğinde Yahudiler onun üzerine geldiğinde, tabiri caiz ise “Ya arkadaş ne yapacağım ben şimdi” dediğinde çevresinde yokken bir anda beliren, araya giren ve bu günahkar çocuğa ket vuran çevresinden gelen bir şeydir.
Baba nedir peki? Baba ise ana kuralları koymuş olan ve oğlu ile ilişkiye geçmiş olan yaratıcıdır.
Şimdi sual; üçlü teslis inancı ile tamamen bilimsel olarak Freud’un bakışı arasında fark var mı?
Zerre kadar fark yoktur. Çünkü Freud tarih boyunca şuna inanmıştır; eğer bir insan oğul-kutsal ruh-baba üçleminde üçlü teslis inancına göre yaşarsa, bu yaşamış olduğu hayatın içerisinde çevresine o kadar zararlı, mutlu ya da mutsuzdur.
Aslında Freud çevresindeki ve Avrupa gibi ekseriyeti Hristiyan olan bir toplumun içerisinde onların geçirmiş olduğu rönesans gibi, papalığın zulümleri gibi zulümleri de irdeleyerek, üzerine de insanlık tarihini koyarak üçlü teslis inancının insanı ne hale soktuğunu da beyan eder. Beyan ederken bir yandan da insanı bu hale sokan şeyden onları kendisinin oradan kurtaramayacağını bilir.
Neden kurtaramayacak? Yani madem Freud üçlü teslis inancının yanlışını görmüştü, onu böyle ifade etmişti ve gizlemişti, peki onları o beladan kurtarmak yerine neden tutup da onların hastalıklı olduğunu teşhis ederek tedaviye gitmişti?
Çünkü bir Yahudiye göre hiç kimse sonradan Yahudi olamaz. Yahudiliğin temel bir problemidir bu. Ne yaparsan yap bir Yahudi olamazsın. Ancak annen Yahudi olursa sende olabilirsin.
Dolayısıyla Freud insanları tutup da “Ya arkadaş, siz inandığınız üçlü teslis inancı sonucunda gelmiş olduğunuz id-ego-süper ego üçleminde düştüğünüz hayatın içerisinde psikolojik rahatsızlıktasınız, vazgeçin bu halden” dese; adama diyecekler ki “Yahudi olalım…” e olamazsın, çıkmaz sokak.
Bir Yahudiye göre Yahudi olmayanların tamamının nefsi hayvanidir. Bu bizde yanlış bir ibare olarak İsrailiyattan girdi dediler ki, “İnsanın ruhu hayvan gibidir” bu ifade yanlış. İnsanın ruhu Nefhai İlahi’dir. Hazreti Allah’tan bir emanettir. Mümin, kafir herkeste aynıdır. Ancak Ehli İmana verilmiş bir de iman vardır, o bambaşka bir şey.
Bir Yahudiye göre, bir Yahudi’nin ruhu ile Yahudi olmayan adamın ruhu aynı olamaz, çünkü onlar üstün olduklarını zannediyorlar. Dolayısıyla Freud bu kıskacın da içine düşmemek adına insanlara koymuş olduğu id-ego-süper ego bağlamında ortaya koyduğu çelişkilerle hastalarını yan yana getirdiğinde birebir ilişki görmüştür çünkü karşısındaki adamlar Hristiyandır.
Evet bir Hristiyan en temelde inanmış olduğu üçlü teslis inancı doğrultusunda id-ego-süper egoya göre hareket edebilir. Ama bu hareketin nihayetinde teşhis doğru gibi görülse bile buradan yola çıkarak tedavi doğru olamayacağı için, bu sefer onun arkasından gelenler id-ego-süper egodan yola çıkarak Maslow’un Hiyerarşisi’ni ortaya koymuşlardır;
Maslow, Freud’un ortaya koymuş olduğu bu değerleri insanların ihtiyaç duyduğu değerlere karşılık getirerek, insanın hayvani yaşam şekline bürünmesi için bir mücadele vermiştir ve demiştir ki; “İnsan önce maddi gereksinimlerini, başta fiziksel ihtiyaçlarını, buna bağlı olarak güvenlik ihtiyaçlarını, sonra sosyal ihtiyaçlarını ve sonrada en son manevi ihtiyaçlarını karşılamaktan mükellefir.” Çünkü yeni Amerika kurulurken ancak böyle bir anlayış insanları ayakta ve diri tutabilirdi.
Maslow’un söylemiş olduğu değerler şuydu; “Önce yemek yemelisin, su içmelisin, cinsel ilişkiye girmelisin, giyinmelisin, uyumalısın vesaire, bunları yaparken güvenliğini almalısın. Bunları sağladıktan sonra sosyal ihtiyaç olarak bir gruba ait olmalısın.” Yani saygınlık mücadelesini, sevme ve sevilme, yardımseverlik, şefkat gibi unsurları da buraya katmıştır. “Bunları da eline geçirdikten sonra, birileri seni sevdikten sonra, elindeki değerlerle, özgüven ve başarı tanımı ile sen artık kendin olmaya, toplumda saygınlık edinmeye başlarsın.”
Bu topraklarda ve dünyanın her yerinde ne dediler? “Eğer Maslow Hiyerarşisine göre bir insan etrafı tarafından saygınlık elde edemiyorsa, psikolojik olarak kendisini tamamlayamamış adamdır” dediler.
“Bir insan nasıl saygın olabilir” diye sordular; “Doçent olmalıdır, profesör olmalıdır, muhtar olmalıdır, kaymakam olmalıdır…. Ne olursa olsun bir yerlerde bir söz sahibi olmalıdır…” dediler.
Halbuki insan, hayatı boyunca söz sahibi olan adamların yaşadığı hayata bir baksa çoğu zaman söz sahibi olmaktan vaz geçecektir. Çünkü toplumun önderleri zannedildiği gibi toplumun keyfini süren insanlar değillerdir. Toplumda en az uyuyan, en çok çalışan, en çok düşmana sahip; yani bu adamlar sevildiği kadar düşmanları da yok mu? Can korkusu meydana geliyor. Hayatını elinden almayı kendisine iş edinmiş katiller piyasada gezerken bu adam sadece saygın olabilme uğrunda burada olamaz. Mesela Amerikan başkanı da olmak istemez bir adam. Çünkü normal şartlarda, o para ile, o yaşam biçimi ile başkan olmadan da o hayatı sürdürebilecek iken gidip o hayatı seçiyor olmaları psikolojik olarak saygınlık ile ifade edilemez.
Psikiyatrinin ortaya koyduğu değerler ile, “Çocuk üniversiteyi kazanamaz ise saygın bir adam olamaz, toplumda söz sahibi olamaz” dediler ve bugün önümüze gelen gençlerin %80’i depresyonda.
Sebep?
“Üniversiteyi kazanamadım.”
Peki kazanamadın da ne oldu?
“Artık toplum beni dinlemeyecek ki” kendi altyapısında böyle bir düşünce oluşuyor. Çünkü kuzeni doktor olmuştur, yeğeni avukat olmuştur, kendisi üniversiteyi kazanamamıştır.
Halbuki yetenekleri köreltmeye dönük bir dünyada yaşarken, bundan 15 sene sonra marangozlar doktorların 20 misli para kazanacaklar. Demir ustaları bir profesörden daha iyi arabalara binecekler. Eğer hayata bakış açınız para ise kusura bakmayın yanlış yolda ilerliyorsunuz. Bir adam para sahibi olmak için üniversite okuyorsa, 10 sene sonra görüşelim; marangoz mu daha çok para kazanacak üniversite mezunu mu.
Toplumu Maslow düzeneğine göre oluşturduğunuz için, böyle beklentiniz olduğu için, bu beklentiye ulaşamayan gençlerde ne oldu? Doğal olarak psikolojilerinin bozulduğunu söylediler.
Bugünkü psikiyatrı hayvanlara göre bakıyor insana. Bir psikiyatriste göre insan, gelişmiş bir hayvandır. Asla bu kuraldan çıkamazlar. Çünkü 1900-40’lı yıllarda yapılan bütün deneyleri köpek ve maymunlar üzerinde yapmadılar mı?
Bir insan bireyselleşemez. İnsan değerlere inanmış olan cemiyet yada cemaat ne dersen de; istersen kahve arkadaşı de, insanlar buna göre yaşarlar.
Bu psikiyatristler bize ne yaptılar?
Siz zannediyorsunuz ki psikiyatriste gitmezseniz bu beladan kurtulursunuz… Kurtulamayız.
Bu psikiyatristler bizlere bir sosyolojik hayat dayattılar. O sosyolojik hayat baştan beri anlattığım şeyin özeti mahiyetindedir.
Bize dediler ki; “Kendini gerçekleştirmek istiyorsan, yaşamak için ve saygın olmak istiyorsan paran olacak.”
Para kazanmak için ne lazımmış?
Üniversite mezunu olman lazımmış.
Herkes bir birey midir?
Evet.
Öyleyse kadını ile erkeği ile cümbür cemaat hep beraber çalışacağız dediler.
Şu anda kızlarımız ve erkeklerimiz çalışıyorlar mı? Çalışıyor.
Arada çocuk oluyor mu? Oluyor. Bunlara kim bakıyor? Anneanne babaanne.
Toplumsal bir çöküşe gidiyoruz.
Hiç bir kimse çocuğu annesinden daha iyi bakıp büyütemez kusura bakmayın. Çünkü herkes nereden çıktıysa, hangi tohumdan geldiyse oradan bekler gelecek olanı. Yani madem hayvanlara, bitkilere bakıyorsunuz, deneyler yapıyorsunuz; aynı evrimsel metodolojiyi burada da uygulasana… Bir anne köpeğin yavrularını gidip bir başka köpeğe verdiğini gördün mü? Kendi dalından çıkan bir armutu, başka bir ağaca gönderen bir ağaç gördün mü? Madem evrimsel bakıyoruz hayata?
Ama ortaya şunu koyup dediniz ki; “Kendi adımıza toplumda saygın olmamız için çok çalışmamız lazım.”
Yakın dönemde yavaş yavaş anlaşıldı, yeni anne olmuş olan insanlara haftada 1 gün izin verelim diyorlar. 10 sene sonra ‘kadınlar çalışmasın’ diye devletler maaş verecek, bunu bir yere yazın. Çünkü böyle gitmeyeceğinin farkına varacaklar.
Annaanne, babaanne candır ciğerdir ama evladı yetiştirecek olan annedir. Bunu ne ile yaptık biz? Korkularımız ile. “Hanım çalışmazsa biz aç kalırız” korkusu.
Ekonomiye katkısı olmayacak mı bu kadınların, çalışmasınlar mı?
Ekonomiye katkı aklı başında, bilinçli, hayata doğru bakabilen insanlarla olmaz mı? Sizin yaptığınız kreş çocukları ne hale gelecek peki? Batı’nın ergen psikozuyla, annesine dahi bir başka kafa ile bakan Freud’un bakış açısıyla çocuklar yetiştiriyoruz.
10 sene sonra bu çocukların daha da aptallaştığını ve yeni bir şey ortaya koyamadığını göreceksiniz. Çünkü Doğu’nun yaşam biçimi başka, Batı’nın bambaşkadır.
Batı bunu gördüğü için dedi ki tek çocuk. İki taneyi karşılayabilecek bir durum yok ortada.
Eğer bir insanı tek çocuk bırakırsanız evinde, bu çocukta yine toplum için bir başka sıkıntıyı doğurur çünkü herkes paydaşıyla büyür. Çocuğu en iyi eğiten şey, ondan sonra gelen kardeşi için üzerine aldığı sorumluluktur.
Bir insan ancak bir başka insana hizmet ederse adam olabilir. Çocuk için de bu adam kendi kardeşidir.
Bugün gençlere tarihte yaşamış büyük insanların biyografilerini okuyun diyorlar. Neden? Adamın dedesi ile ilişkisini kestin de ondan. Dedelerimizdeki tecrübeleri koyduk bir kenara, artık üniversite mezunuyuz ya köylü gözüyle baktık onlara, onun yerine gittik zengin adamların biyografilerini okuduk. Ne için? Daha da zengin olabilmek için.
Peki seni asıl fakirleştiren şey nedir bunun farkında mısın?
Birinci bölümü toparlamak gerekirse, psikiyatri baştan aşağı bilim dışı bir bilimdir. Psikiyatriye ‘bilimsel’ diyebilecek dünyada tek bilim adamı yoktur. Bu yüzden her şey kabul üzerinedir. Bunların bir tanesinin içinde ‘kanun’ kelimesini bulamazsınız, hepsi ‘varsayım’dır. Tıbba, mühendisliğe, hukuka git kanunlar var. Gerek evrensel, gerek doğru, gerek yanlış farketmez. Psikiyatride kanun yok. Psikiyatri hala denemeye devam ediyor ilaçlarla. Acaba bu sefer olur mu…
O ilaçlardan sadece bir tanesini dersin ikinci kısmında anlatacağım. İnsan vücudunda yaptığı etkiyi anlatacağım. Bir psikiyatr bunu bildikten sonra bir insana bunu veriyorsa vahşidir.
Hayatın çok büyük zorlukları var diyenlere; ikinci bölümde beyan edeceğimiz üzere, korkularınızdır sizi gittikçe Hristiyan bir psikolojiye götürmüş olan. Çünkü siz Maslow’a göre yaşıyorsunuz. Onu tanımasanız da ona göre yaşıyorsunuz.
Özümüze tekrar dönmeye mecburuz. Dönmezsek Avrupalıya benzemeyiz. Biz iman sahibiyiz, düşmük mü kalkmamız çok zor olur. Avrupalı düşer, parasını verirsin ayağa kalkar, parasını alırsın çöker. O bir şekilde yürür ama sen kalkamazsın çünkü işin içinde manevi değerler var, bu başka bir şey.
Bizim dedelerimizle, anne ve babalarımız ile ilişkimizi çökerten, ayrıştıran bu sosyolojik anlayıştan vazgeçmeye mecburuz. Toplumun psikolojisi bir tecrübeye muhtaçtır, onlar anne ve babalarımızdır.
Kaynak: Fütuhatı Seyyid Muhammed Ruhi
koç burcu, koç burcu aşk, koç burcu günlük, koç burcu hangi ay, koç burcu insanı, koç burcu kadını, koç burcu özellikleri, koç burcu özellikleri kadın, koç burcu tarihleri, koç burcu yorumu, koç burcu, koç burcu aşk, koç burcu erkeği, koç burcu günlük, koç burcu hangi ay, koç burcu insanı, koç burcu özellikleri, koç burcu özellikleri erkek, koç burcu tarihleri, koç burcu yorumu

KOÇ BURCU KADIN ÖZELLİKLERİ

TÜM KOÇ BURCU KADINLARININ ORTAK ÖZELLİKLERİ HAYAT VE GEÇİM: Geçim sıkıntısı çekmeyip çok iyi geçinirler. …

koç burcu, koç burcu aşk, koç burcu günlük, koç burcu hangi ay, koç burcu insanı, koç burcu kadını, koç burcu özellikleri, koç burcu özellikleri kadın, koç burcu tarihleri, koç burcu yorumu, koç burcu, koç burcu aşk, koç burcu erkeği, koç burcu günlük, koç burcu hangi ay, koç burcu insanı, koç burcu özellikleri, koç burcu özellikleri erkek, koç burcu tarihleri, koç burcu yorumu

KOÇ BURCU ERKEK ÖZELLİKLERİ

TÜM KOÇ BURCU ERKEKLERİNİN ORTAK ÖZELLİKLERİ HAYAT VE GEÇİM: İyi ve doğrulukla geçen bir yaşamları olur. Sıkıntı …

Seslerin ve harflerin özellikleri

SESLERİN ve HARFLERİN ÖZELLİKLERİ

Büyük Harf ve küçük harflerin enerjileri birbirine yakın olmak­la beraber isimlerin baş harfleri kişinin karakteristiğinde …